#1  
Alt 11-14-2011, 06:35 AM
spider - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spider Offline
adminitrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3,285
spider - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart dövme tarihi ve dinler

Dövme yapma geleneği hayli eskidir. İÖ 2000'lerde Eski Mısır toplumunda dövmenin yapıldığı mumyalardan anlaşılmıştır. Mısırlıların dışında Britonların, Galyalıların ve Trakların da dövmeleri vardı. Eski Yunanlılar ve Romalılar, "barbarlara özgü bir uğraş" saydıkları dövmeyi suçlulara ile kölelere yaparlardı. Hıristiyanlık inancında dövme yasaklanmıştı. Buna karşın ilk Hıristiyanlar, bedenlerine İsa'nın adını ya da haç desenleri taşıyan dövmeler yaptırmışlardır. Aradan yüzyıllar geçince Avrupalılar dövmeyi unuttular. 18. yüzyıl sonlarında denizaşırı gezilerde Amerika Yerlilerinde ve Polinezyalılarda dövmeyle yeniden karşılaştılar. Avrupa dilleri, dövme karşılığı olan tattoo sözcüğünü Tahiti dilindeki tautau kelimesinden almıştır. Dövme 20. yüzyılın başlarından sonra, özellikle denizciler arasında yaygınlık kazandı. Romantik duyguları, yurtseverliği ya da dindarlığı belirtmek amacıyla dövme yaygın olarak kullanıldı ve günümüzde de kullanılmaktadır. Ama hijyene önem verilmediği ve AIDS gibi bazı hastalıkları bulaştırdığı gerekçesiyle lisanssız dövme yapmaya yasal sınırlamalar getirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır. Neye dokunsanız insana dair, hep eskiye, eskiye gider tarihi. Binyıllara… dövme de öyle. Tarihi binyıllara dayanan bir sanat formudur dövme. Mağara resimleri, mimari yapı, heykellerin taşıdığı tarihsel bilgileri dövmede de bulabiliriz. Yüzyıllar, hatta binyıllar öncesine dek uzanan tarihiyle dövme, tarihin babası diye adlandırılan Herodotus, gezgin kaşif Marco Polo ve James Cook tarafından belgelenmiştir. Bakın Evrim teoremini ortaya atan ünlü bilimadamı Darwin ne diyor bu konuda: “Bu olguya rastlanmayan hiçbir kültür yoktur.” Dövme aslında sözlü olmayan bir iletişimdir.
1991’de Profesör Kinler SPINDLER Avusturya-İtalya sınırında bulunan “Buz Adam”ın dövmeli olduğunu açıkladı. Tarihi mi? Şaşırtıcı… Yaklaşık İ.Ö. 10 bin ila 38 bin yılları arası. Japonlarda İ.Ö 5 binden daha eski. Bugün de en ince ve renkli dövmeleri en güzel işçilikle ortaya koyan Japon dövme sanatçılarıydı. Dövme orada bir kimlik, bir aidiyetti. Her simge birilerinin bir kabileye, bir örgüte, bir topluluğa ait olduğunu simgeliyordu. Dövme ve Piercing ile ilgili ilk izlerden bazılarına Mısır mumyalarında İ.Ö 2 binli yıllara ait bulgularda rastlanmış. Kazak ve Kırgız kültürlerinde de oldukça eski ve yerleşiktir. Antik Trak kavminde dövme soyluluk göstergesiyken Yunanlılarda ahlaksızlığın damgasıydı. Roma’da suçlu ve köleleri tanımaya yarıyordu. Amerika kıtasındaki yerlilerde dövme yaptırmak çok yaygındı. Bu ipucunun kaynağı 15. ve 19. yüzyıllarda oraya giden din adamlarıdır.
Yine dövmeyle ilgili ilk bulgulardan bazılarına M.Ö 3300 yıllarına ait bulgularda rastlıyoruz. Avusturya ile İtalya arasında elde edilen buluntular Bronz çağa ait Icemann insanında dövme olduğunu göstermiştir. Tenlerinin koyuluğundan dolayı Afrikalılar yakma, kesme yöntemiyle yapmışlardır dövmeyi. Yeni Zelanda’da Maori kabilesi ve Eskimolar yüzlerine kesilerek yapılan acılı dövmelerle ergenlikten olgunluğa geçerek artık bir savaşçı olduklarını kanıtlıyorlardı. Cezayirli gemiciler aracılığıyla Osmanlı denizcileri arasında yaygınlaşan dövme 17. yüzyıldan itibaren yeniçerilerce bağlı bulundukları bölüğü simgelemek amacıyla yaptırılmıştır.
Mitolojide ise dövmeyle ilgili çok çeşitli söylentiler vardır. Evrenin tanrıları, dövme tanrısı ve balıkların desenleri ile renklerin yaratıcısı Bilge Tohu’nun bilgece bakışları altında Ta Tau sanatını icra etmişti. Ta Tau bugün Tattoo adıyla anılan dövmeye adını veren tanrı olarak bilinir. Bir gün Mata Mata Arahu ve Tura-i Po adındaki tanrılar Tanrıça Hina’yı baştan çıkarabilmek için yeryüzüne indiler. Ve vücutları mavi desenlerle kaplandı. Bundan sonra insanlar kendilerini tanrılara beğendirmek için vücutlarını farklı farklı desenlerle kapladılar. Ve herkes aslında tanrıları taklit etti. 18. yüzyılın batı denizcileri ise vücutlarına köpekbalığı, yunus, kılıç, çapa resimleri çizdirmiş, sevgililerinin isimlerini yazdırmışlardı. Bazı figürler ise denizde yol aldıkları her beş bin mili ifade ediyordu.
En renkli ve ince işlemeleri Japon dövme sanatçıları yaptı. Yasadışılar hangi gruba ait olduklarını belli ettiler; kaplanlarla ejderler hep birbirleriyle çatıştılar. Rus mafya üyeleri hapishanedeyken ellerine dört duvar arasında olduklarını anlatan beş nokta veya ihbarcı olmadıkalrını anlatan ve görmedim, duymadım, konuşmadım anlamına gelen üç nokta dövmelerini yaptırdılar. Her ülkede dövme, çeşitli anlamlar barındırmış oldu. Rusya’da Rus mafya üyeleri hapishaneye girdiklerinde ellerine hapishanede oldukları, dört duvar arasında oldukları anlamına gelen beş nokta, ihbarcı olmadıklarını ifade eden “görmedim, duymadım, bilmiyorum” anlamına gelen üç nokta işareti yaptırıyorlardı.
Anadolu’da da dövme tarihi oldukça eskidir. En eski bilgi M.Ö 2 binli yıllara kadar gidiyor. Güneşin, ayın, yıldızın kutsallığına inanıldığı yıllarda bunları ifade eden işaretler yapılırdı ellere, alınlara. Bir nevi kimlik bilgisi olarak kullanılmıştır. En başta halife olan padişahtan tutun da rütbe ve kahramanlıklarını belli eden dövmelere sahip olan yeniçerilere kadar herkesin dövmesi vardı. Bugün halen Doğu ve Güneydoğulu insanımızın ellerinde, alınlarında, ayaklarında dövmelere rastlamak mümkün. (A.Varol)
Dövme Ve Din [değiştir]

Yahudilik inancında “dövme” yasaklanmıştır. Örneğin Kitab-ı Mukaddes’te o günün koşullarında dövme için şöyle bir buyruk yer alır: “Ölüler için bedeninizde yara açmayacaksınız, dövme işareti koymayacaksınız.” (Levililer:19/28) Dinler arasında dövme hakkında en kesin buyruk Tevratta yer alır. Hıristiyanlıkta da Tevrat’tan gelen kimi ayetler kaynak olarak algılandığı için yasak olarak kabul edilir. Kimi Yahudi ve Hıristiyan tarikatlarında ise dövme özel tanınma, kimlik nişanesi olarak algılanır. Güneş tanrısı Baal’ın isteği üzerine “ilahi ve gizemli bir kudret edinme” aracı sayılır. Tevrat uzmanı M.W. Thomson’a göre Musa peygamber, elleri ve alınlarını mistik sembollerle süsleyen Araplardan dövme adetini ödünç alarak, kendi amacı için kullanmıştır. Katolik kilisesi, İ.S dördüncü yüzyılda “tanrının imajını bozuyor” diye Roma’daki köle ve mahkumların yüzlerine dövme yapılmasını yasaklamıştı. 787 yılında ise Papa I. Hadrian vücudun herhangi bir yerine dövme yapmayı batıl inanç ve Paganizm olarak adlandırarak dövmeye kesinlikle yasak koyuyordu. Bu süreçten sonra çağ içinde ve sonrasında dövme yavaş yavaş kaybolmaya yüz tuttu. En azından Avrupa’da böyle oldu. İnsanlığın gözleri önünde olmayan yerlerde elbette dövme bir sanat, kabile yaşantısı, aidiyet, ve felsefe olarak devam etti. Çok uzun zaman sonra Dövme 18. yüzyılda Avrupa’da tekrar canlandı. İngiltere’de Kaptan Cook’un ilk seyahatiyle birlikte (1769) denizciler arasında ilginç bir biçimde yeniden canlandı, alevlendi. Mürettebat yerlilere çeşitli motif, resim ve hayvan çizgileri yaptırmıştı. 1862’de Galler prensi kutsal Filistin topraklarını ziyaret edince koluna bir haç dövmesi yaptırdı. Kral Edward VII, oğlu George’un (1882) Japonya ziyareti sırasında bileğine bir canavar motifi işlendi. Böylece dövme İngiltere’de en üst düzeyiyle, Saraydan girdiği için krallık fermanıyla kabul görmüş, benimsenmiş oldu.
Tanri’ya ve Cennet’e olan adanmışlığı ifade eden dövmeler de var tarihte. Işin aslı dövme tarihinin başlangıcı inanca dayanır. Naga kültüründeki kadınlar eşlerine olan bağlılıklarını sembolize eden dövmelerle cennetteki yerlerini sağlamlaştırdıklarına inanırlardı.
İslam dininde dövme İslam inancına göre ise dövme ile ilgili sadece rivayetler vardır. Rivayet ya da söylencedir sadece. Kesin bir ayet yoktur. İncil ya da Tevrat gibi dövmeye ilişkin herhangi bir ayet, söz, ya da delil yoktur. Örneğin bir rivayete göre Hazreti Muhammed; dövme yapan ve yaptıran, dişlerini törpüleyen ve böylece Allah’ın yarattığı şekli değiştirmeye uğraşan kadınlara lanet etmiştir. Şimdiye kadar bilinen (ve aslında yanlış) karşı çıkma şöyledir: Dövme abdest tutmaz. Yanlış. Abdest değil gusül abdestidir. Gerekçesi şudur: “Gusül abdestinin geçerli olması için vücudun heryerinin ıslanması gereklidir. Dövmenin olduğu yer boyalı olduğu için su geçirmez ve orası ıslanmaz. Bu nedenle cünup kalınır.” Bu tamamen dogmatik, yanlış ve eksik bilgidir. Dövmenin gusül abdestiyle bir ilgisi yoktur. Birincisi; abdest derinin üst yüzeyini ıslatır. Dövme de derinin alt yüzeyinde olduğu için deri üstü tamamen ıslanır. Yanlış bilgi.
İkincisi; farzedelim ki derinin alt yüzeyinin de ıslanması gerekiyor. Alt yüzey de nemleniyor. Çünkü derinin alt yüzeyi dövme yapıldığı halde hava almaya devam eder. Hava almadığını düşünürsek derinin alt yüzeyinde boyalı olan yerin çürümesi gerekmektedir. Oysa o bölgeden tüylerin çıktığını çok rahat görebilmekteyiz. İşin aslı dövmeye karşı çıkmanın abdest almakla bir ilgisi olmadığıdır. Eğer karşı çıkılması gerekiyor ise başka bir gerekçe bulunmalıdır.
Örneğin tanrının yarattığı vücudu kişinin değiştirmesi olarak açıklayabiliriz. Karşı çıkış bu biçimde gerçekleşirse daha mantıklı ve dövme de bir tercih olmuş olur. Medine-i Münevvere’deki Hadimü’l-harameyni’ş-şerifeyn Kral Fehd Mushaf Basım Kurumunca basılan Kur’an-ı Kerim’de Nisa sûresi 118-119. ayetlerde şöyle yazılır: 118- Allah onu (şeytanı) lanetlemiş; o da: “yemin ederim ki, kullarından belli bir pay edineceğim” demiştir.
119- “onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları boş kuruntulara boğacağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar (putlar için nişanlayacaklar), şüphesiz onlara emredeceğim de allahın yarattığını değiştirecekler” (dedi). kim Allahı bırakır da şeytanı dost edinirse elbette apaçık bir ziyana düşmüştür.
İşte burada dövmeye ilişkin bir şeyler söylenebilir. Ama zorlama bir yorum olacağı açıktır. Elbette apaçık bir dile getirme yok dövme hakkında. Ama yorum yapmak gerekirse şöyle ifade edilebilir. Allah sade bir vücut vermiştir ve onu değiştirmeye kimsenin hakkı yoktur. Kulağa küpe takmak bile kulağın verili şeklini değiştirdiği için haram ya da günah sayılabilir. Görülüyor ki dövmenin günah ya da caiz olmadığını söylemek ancak yorum yapmakla mümkündür. Ayrıca, kur’an da yazılı olarak geçmeyip, herhangi bir konu üzerinde allahın adını kullanarak caiz olmadığını, ya da günah olduğunu vurgulamak İslamın kutsal Kitabı Kur’an-ı Kerim’de haram kılınmıştır. Kur’an-ı Kerim’de dövmeyle ilgili hiçbir ayet yoktur. İlle de bir bağ bulunması isteniyorsa süs ve ziynet eşyasıyla ilgili ayetlere bakıp yorum yapmak gerekir. Sadece yorum yapılabilir. Aynı zamanda şu ayetler de dövmenin yasaklandığını söyleyenlere karşı dile getirilebilir.
A’raf sûresi 32 ve 33 ayetlerde denir ki; 32- De ki: Allah’ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir. İşte bilen bir topluluk için ayetleri böyle açıklıyoruz.
33- De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah’a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.
İslam inancına göre dövmeyle ilgili endişe duyanlara aslında bu ayet iyi bir yanıttır. Kur’an-ı Kerim’de dövmeyle ilgili herhangi bir ayet olmadığına göre bu konuda fetva vermek caiz değildir, bilakis haram kılınmıştır. (A.Varol)
Uygulanışı [değiştir]

Dövme yapımında değişik yöntemler kullanılır. Bir tür dövmede sivri uçlu kemik, boynuz ya da çelik iğne deriye hafifçe batırılır ve açılan delikler boyayla doldurulur. Açılan deliklerden boyaya batırılmış iplik geçirilerek de dövme yapılabilir.
Günümüzde modern yöntemler ile yapılan dövme ise, yukarıda bahsedilen yöntemlere nazaran daha az acır ve sağlık açısından daha az zararlı olan boyar maddeler ile yapılır. Dövme yapımında kullanılan makineler sayesinde yüksek devirle girip çıkan iğne düzeneği deri üzerinde bir kalemle çizim yapılıyormuş gibi rahat ve daha az hatalıdır. Dövme, Türkçe anlamıyla vücuda uyumlu bir boya maddesinin çok uzun süre, yıllar boyu çıkmayacak biçimde derinin alt yüzeyine desenler halinde işlenmesidir. Boyayı derinin altına işlemenin çeşitli biçimleri vardır. Bunlara bütünüyle Dövme teknikleri diyoruz. Günümüze değin her kültür kendi tekniğini bulunduğu koşullara göre oluşturmuştur. En bilinen tekniklerin başında Japon tekniği gelir. Uzun bir çubuğun ucuna bağlanan değişik sayıdaki iğnelerin deriye yatay bir biçimde batırılmasıyla uygulanır. Gölgeleme, kontür ve dolgunun başarıyla uygulandığı bu teknik artık çok az usta tarafından uygulanmaktadır. Pasifik ada yerlilerinin kullandığı teknik çapa biçiminde bir çubuğun üzerine başka bir çubukla çekiçleme vurarak uygulanandır. Eskimolarda ve bulunduğumuz coğrafyada benzer tekniklere rastlanmaktadır. Çok bilinen uygulayımla türkiye’de hapishane ve askeriye teknikleri diye adlandırılan, iğneye iplik sarıp boyaya daldırarak derinin alt yüzeyine işleme yöntemi halen görülmektedir. Güneydoğu’da ise herhangi bir kümes hayvanının tüyünün ucuna iplikle bağlanan iğneyle uygulanır. Burada kullanılan boya malzemesi anne sütü ve is (kurum) ten elde edilir.
Dövme makineyle uygulanırken Günümüzde, son yüzyıldır kullanılan dövme makineleriyle uygulama yapılmaktadır. Yüzyıldır bu makinenin ana yapısı çok fazla değişime uğramamıştır. İlk elektirikli dövme makinesiyle 1890’lı yıllarda tanışıyoruz. Dövme tarihi bu kişinin Samuel O’Reilly olduğunu söyler. Artık dövme profesyonelleşmiştir. Uluslararasılaşan ilk dövme fuarı 1970 yılında yapıldı.1980’lerde sektörel uygulamaya geçen dövme ve beraberinde piercing birlikte anılmaya ve sektör haline geldi. Artık dövme bölgesel motif, inanç olmaktan çıkmış süs, moda, sanat haline gelmişti. Avrupada Fakir Mustafar San Francisco’da dövme ve piercingle ilgili eğitim merkezi açtıktan sonra bu bölüm artık güzel sanatlarda bir kürsüye sahip bir sanat dalı oluyordu. (A.Varol)
__________________
Dream Tattoo & Piercing
sorularınız için
0216 347 59 53 -0532 417 17 89
Konu Kapatılmıştır

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




WEZ Format. Şuan Saat: 01:27 PM.
Bu sistem vBulletin™ alt yapısına sahiptir, Version 3.8.7 kullanılmaktadır.
 Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. ©2000 - 2018
vBulletin Support by Mesut DOĞAN Dövme Tattoo Dövme modelleri Tattoo

 


Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0