#1  
Alt 05-15-2013, 08:55 AM
spider - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spider Offline
adminitrator
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 3,285
spider - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart dinlerde dövme

Dinlerin, üzerine bir şey söylemediği hiçbir şey yok yaşamda. Gerek dogma, gerek yanlış, gerek eksik…ama mutlaka din bilginleri her konuda bir şey söylemiştir. Aslında dinlerin tüm konular üzerine bir şey söylemiş olması imkansızdır. Ancak dünyayı ve evreni her zaman dine, yaradılışa dahil etmek isteyen insanlar, din bilginleri dinlerin bir şey söylemediği şeyler bile olsa üzerine yorum yapmayı kendilerine görev bilmişlerdir. Elbette insanın en önemli özelliklerinden biridir bu. Her şeyin dahil olmadığı bir şeyi kendi inancıyla özdeş kılmak ki… bilinç bu şekilde işler. Elbette inanmak bir gerekçe, bilimsel bir temel gerektirmez ama, yine de insan bilinci minimum da olsa bir gerekçe arıyor. Böylelikle dövme de dinler içindeki yerini almış oluyor. Ama her dinde değil. Somut belgelerle inceleyelim.
Yahudilik inancında “dövme” yasaklanmıştır. Örneğin Kitab-ı Mukaddes’te o günün koşullarında dövme için şöyle bir buyruk yer alır: “Ölüler için bedeninizde yara açmayacaksınız, dövme işareti koymayacaksınız.” (Levililer:19/28) Dinler arasında dövme hakkında en kesin buyruk tevratta yer alır. Hıristiyanlıkta da Tevrat’tan gelen kimi ayetler kaynak olarak algılandığı için yasak olarak kabul edilir. Kimi Yahudi ve Hıristiyan tarikatlarında ise dövme özel tanınma, kimlik nişanesi olarak algılanır. Güneş tanrısı Baal’ın isteği üzerine “ilahi ve gizemli bir kudret edinme” aracı sayılır. Tevrat uzmanı M.W. Thomson’a göre Musa peygamber, elleri ve alınlarını mistik sembollerle süsleyen Araplardan dövme adetini ödünç alarak, kendi amacı için kullanmıştır. Katolik kilisesi, İ.S dördüncü yüzyılda “tanrının imajını bozuyor” diye Roma’daki köle ve mahkumların yüzlerine dövme yapılmasını yasaklamıştı. 787 yılında ise Papa I. Hadrinan vücudun herhangi bir yerine dövme yapmayı batıl inanç ve paganizm olarak adlandırarak dövmeye kesinlikle yasak koyuyordu. Bu süreçten sonra çağ içinde ve sonrasında dövme yavaş yavaş kaybolmaya yüz tuttu. En azından Avrupa’da böyle oldu. İnsanlığın gözleri önünde olmayan yerlerde elbette dövme bir sanat, kabile yaşantısı, aidiyet, ve felsefe olarak devam etti. Çok uzun zaman sonra Dövme 18. yüzyılda Avrupa’da tekrar canlandı. İngiltere’de Kaptan Cook’un ilk seyahatiyle birlikte (1769) denizciler arasında ilginç bir biçimde yeniden canlandı, alevlendi. Mürettebat yerlilere çeşitli motif, resim ve hayvan çizgileri yaptırmıştı. 1862’de Galler prensi kutsal Filistin topraklarını ziyaret edince koluna bir haç dövmesi yaptırdı. Kral Edward VII, oğlu George’un (1882) Japonya ziyareti sırasında bileğine bir canavar motifi işlendi. Böylece dövme İngiltere’de en üst düzeyiyle, yani krallık fermanıyla kabul görmüş, benimsenmiş oldu.
Tanri’ya ve Cennet’e olan adanmışlığı ifade eden dövmeler de var tarihte. Işin aslı dövme tarihinin başlangıcı inanca dayanır. Naga kültüründeki kadınlar eşlerine olan bağlılıklarını sembolize eden dövmelerle cennetteki yerlerini sağlamlaştırdıklarına inanırlardı.
__________________
Dream Tattoo & Piercing
sorularınız için
0216 347 59 53 -0532 417 17 89
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




WEZ Format. Şuan Saat: 04:43 AM.
Bu sistem vBulletin™ alt yapısına sahiptir, Version 3.8.7 kullanılmaktadır.
 Telif hakları, Jelsoft Enterprises Ltd'e aittir. ©2000 - 2018
vBulletin Support by Mesut DOĞAN Dövme Tattoo Dövme modelleri Tattoo

 


Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0